Ekranın yeri sınıfı nasıl belirler?
LED ekranlar kullanılacakları yere göre üç sınıfa ayrılır. İç mekân ekranı güneş ve yağmur görmeyen salonlar içindir. Vitrin ekranı yine iç mekân ürünüdür, ama camın arkasında güneşe dayanacak parlaklıkta yapılır. Dış mekân ekranı ise yağmur ve toza dayanacak, güneş altında okunacak biçimde tasarlanır, taşıyıcısı da rüzgâra göre planlanır. Hangi sınıfın gerektiğini iki soru belirler. Ekran yağmur ya da yoğun nem görecek mi, doğrudan güneş alacak mı?
Yarı açık yerlerde karar daha dikkat ister. Saçak altı, AVM’nin açık avlusu, otel girişi ya da otopark rampası gibi noktalarda ekran doğrudan yağmur almasa bile rüzgârla gelen yağmur, nem ve toz ulaşabilir. Böyle yerlerde iç mekân ekranı risklidir ve çoğu zaman dış mekân sınıfı bir model seçilir. Parlaklık ihtiyacı ise ekranın güneşi ne kadar gördüğüne göre ayrıca değerlendirilir. Kesin karar keşifte, yağmurun ve güneşin nereden geldiğine bakılarak verilir.
Parlaklıkta sınıflar nasıl ayrılır?
Sınıflar arasındaki en belirgin fark parlaklıktır. Salon içinde 600 ile 1.500 nit iş görür. Cam arkasında güneş gören ekran 2.500 nite, açık havadaki ekran 5.000 nite ve üstüne çıkmalıdır. İç mekân ekranı güneş gören bir yerde gündüz silik kalır. Tersi de verimsizdir. Açık hava sınıfı bir ekranı salonda kullanmak, hiç ihtiyaç duyulmayacak parlaklığa ve su korumasına para ödemek demektir. Üstelik bu ekranların pikselleri yakından bakılan bir salon için çoğu zaman fazla seyrektir.
Dış mekân ekranları bu yüksek parlaklığı gece gerekmediği için ışık sensörüyle kısar. Vitrin ekranlarında da benzer bir zamanlama kullanılır. Sınıf seçerken ekranın gün içindeki en zor anına bakmak gerekir. Öğleden sonra güneşini alan bir cephe, sabah güneşi alan bir girişten çoğu zaman daha yüksek değer ister. Kuzeye bakan ya da önünde derin saçak olan vitrinler ise daha düşük bir parlaklıkla yetinebilir. Karar bu gözlemle verilir.
Koruma sınıfı ve kabin yapısı
Dış mekân ekranında kabinin ön yüzü en az IP65 sınıfında olur. Bu sınıftaki kabin tozun içeri girmesine izin vermez ve her yönden gelen su jetine dayanır. Arka yüz bazı modellerde IP54 gibi daha düşük bir sınıftadır, bazı modeller ise iki yüzde de IP65 ya da IP66 sunar. İç mekân ve vitrin ekranlarında böyle bir su koruması yoktur. Deniz kenarındaki ve rüzgâra açık cephelerde IP66 düşünülebilir.
Kabin yapısı da sınıfa göre değişir. İç mekân kabinleri duvara dayalı kurulduğunda çoğunlukla önden servis edilir ve modüller mıknatısla yerinde durur. Bazı iç mekân kabinlerinde fan bulunur, sessiz salonlar için fansız modeller seçilir. Dış mekânda ısı daha büyük bir sorundur, çünkü sıcaklık arttıkça LED’ler ve güç kaynakları daha çabuk yıpranır. Havalandırma, arkada hava boşluğu ve kablo girişlerinin alttan yapılması baştan planlanır.
Piksel aralığı ve izleme mesafesi
Salonlarda izleyici birkaç adım ötede durduğundan P0,9 ile P4 bandındaki küçük aralıklar seçilir. Açık havada ekranlar daha uzaktan izlendiği için P3 ile P10 bandı yaygındır. Kural iki ortamda da aynıdır. En yakın izleyicinin metre cinsinden uzaklığı, seçilebilecek en büyük P değerini kabaca gösterir. Göz yormayan izleme ise bunun iki ile üç katı mesafededir. Bu yüzden önce en yakın izleyicinin duracağı nokta yerinde ölçülür.
Dış mekânda büyük aralık seçmek bütçe açısından da mantıklıdır. Aralık büyüdükçe metrekareye düşen LED sayısı azalır, aynı bütçeyle daha büyük bir ekran kurulabilir. Karşı kaldırımdan bakan biri için ekranın büyüklüğü, piksellerin sıklığından daha belirleyicidir. İç mekânda da izleyiciler ekrandan uzakta oturuyorsa çok küçük aralığa gerek kalmaz. Tablo ve küçük yazı gösterilecek salonlar ise bunun istisnasıdır, orada seçimi okunacak en küçük harf belirler.
Hangi durumda hangisini seçmelisiniz?
Otel lobisi, toplantı salonu ya da mağaza içindeki bir duvar için iç mekân ekranı yeterlidir. Sokağa bakan ve öğleden sonra güneş alan bir vitrin için cama dönük, yüksek parlaklıklı vitrin modeli gerekir. Bina cephesi, açık otopark ya da site girişi için dış mekân ekranı şarttır. AVM içinde ya da lobide taşınabilir bir çözüm aranıyorsa iç mekân sınıfındaki ayaklı poster ekranlar iş görür.
Sınıf belli olduktan sonra içerik planı gelir. Ekran hangi sınıfta olursa olsun içeriği düzenli yenileyecek biri yoksa yatırımın karşılığı alınmaz. İç mekânda video ve ayrıntılı görseller, cephede ise birkaç saniyede okunacak kısa mesajlar işe yarar. Dekon Grup olarak ekranın duracağı yere birlikte bakıyor, sınıfı, piksel aralığını ve parlaklığı bu gözleme göre öneriyoruz. Keşif için ekranın yerini ve yaklaşık ölçüsünü paylaşmanız yeterlidir.
Sık sorulan sorular
Önerilmez, çünkü saçak altına da rüzgârla yağmur ve nem gelebilir, toz da ekrana ulaşır. İç mekân ekranlarında suya karşı koruma yoktur. Böyle yarı açık yerlerde açık hava sınıfında, ön yüzü IP65 ya da üstü korumalı bir ekran seçilir. Arka yüzü daha düşük sınıfta olan modellerde ekranın arkası kapalı ve korunaklı bir hacme bakacak biçimde kurulur.
Fark, dış mekân ekranının ek gereksinimlerinden gelir. Açık havadaki ekran daha yüksek parlaklığa, ön yüzde en az IP65 korumaya, ısı yönetimine ve rüzgâra göre planlanmış bir taşıyıcıya ihtiyaç duyar. Buna karşılık dış mekânda seçilen piksel aralığı çoğu zaman daha büyüktür, bu da metrekaredeki LED sayısını azaltır. Toplam fiyatı bu kalemlerin dengesi belirler.
Evet, cama dönük vitrin ekranları iç mekân ürünüdür ve yağmura dayanıklı değildir. Diğer iç mekân ekranlarından farkları parlaklıktır. Güneş alan bir camın arkasında okunabilmeleri için genellikle 2.500 nit ve üzerine çıkarlar. Camla ekran arasına hava payı bırakılır, gece de parlaklık bir zamanlamayla kısılır.


